Kasmadan Yazıyorum: Yalnızlık

Radikal kararların saatlerinde duygu doldum, hazırım ve duygu seline duygu kusuyorum.

    Hayatım boyunca ben neden hep sorguladım. Tatminsizlik değil bu. İstediğim istemediğim ne olursa olsun sorguladım. Bundan dolayı hep sessiz kaldım. İnsanlarla iletişim kuramadım çünkü ben onların nasıl biri olduklarına karar verene kadar tüketici insanlar başka insanların yanına gitmiş oluyordu. Yalnızlığımdan şikayet ettiğim dönemler oluyor bazen. Görünüşe bakılırsa bu durumu ben yaratmışım. Ama tek suçlu ben miyim?

    İnsanlar bana neden yalnız olduğumu soruyorlar. Cesaret eksikliği olabilir bu. Yeni tanıştığım insanlara nasıl davranmam gerektiği konusunda net fikirlerim yok. İlgi alanlarım birçok insana göre farklı. Gelenekçiye göre yenilikçi, moderniste göre muhafazakar kalıyorum. Öyle görünüyor nedense. Beni tanıyanlar muhalefet etmek için muhalefet ettiğimi söyleseler bile mantıksız gelen hiçbir fikre taraf olmadım. Çünkü yeni fikirlere açık olmayı öğrendim. Bu tavrım için "ideoloji orospusu" kisvesi altında yargılayanlar bile olmuştur beni.

    İnsanlar beni ilk konuşmam ile yargılayabileceği için yeni insanlarla tanışmaktan çekiniyorum. Anlaşılamamaktan daha kötüsü yanlış anlaşılmak. Çok defa oldu. Yıllardır beraber olduğum arkadaşlarımla bile oluyor bu. Konuşmamın devamını dinlemeden yargılamak.

    Bir diğer sebebi ise karşı tarafın seninle muhabbet etmekten hoşlanıp hoşlanmadığını anlayamamak. Bir zamandan sonra insanlar iletişimi korumayı görev edinmiş oluyorlar. Bunu yapmak zorunda hissediyorlar. Karşı tarafa değer vermeseler bile. Çok sustum bu yüzden, çok bekledim. Bazen haklı çıkıyorsun, asla haksız çıkmıyorsun. Çünkü ona söyleyemiyorsun, soramıyorsun. Sorsan ne değişecek? Ya kalp kırmak istemeyen bir melek, ya da iletişimi korumak isteyen bir görev adamı o kişi. Sana doğruyu söylemeyecek.

"İnsanlara anlaşmak için iki dil öğrendim; Ama bu dünyada yalnızlık tek hissettiğim."