Kişinin Sevdiğine Karşı İhtiyatlı Davranma Zorunluluğu Hissetmesinin Başlangıcı

Bir insan başka bir insana "aşık olur" Onun hakkında tüm detayları öğrenmek ister. Tanışmadan önce veya kötü tanışmanın sonucunda çıkış noktaları bulabilen insan, karşı tarafı tanimanın iyi olduğunu düşündüğü an çıkış noktalarını kapatır. Bu iki durumun dışında yarı tanışıklık durumu vardır. Karşı tarafı tanırken o kişi daha fazla tanışmaya gerek olmadığını düşünür. Bu yarı tanışıklık durumu iki durumdan da kötüdür. Zira ne kalabilirsin ne gidebilirsin. Kalmana o müsade etmez, gitmene gönlün el vermez.

Yarı tanışık olduğumuz bir durum... Başlangıcı güzel olan, devamı gelmeyen bir iletişim... Karşı tarafın iletişimi devam ettirme sebebini de bilemezsin. İş bu kerteye geldiği zaman düşüncelerin derinliği başlar. Cinsiyetinizin gururunu katarsınız işin içine. Fakat çiğner geçersiniz bu gururu. Sonra insanlık gururunuz devreye girer. Ne olacak dersiniz? Quasemodo gündüz vakti dışarı çıkar. Tüm hor görülmelere rağmen Esmeralda'yı görebilmek için. Tebrikler. İnsanlık gururunuzu da çiğnediniz.

Aşk bitti. Çünkü aşk sevgiye dönüştü. Size yapılanları onun karakteri olarak gördünüz, onu tanıdığınızı düşündünüz. Peki burada mı bitecek uslanmaz sevginiz? Hayır daha bitmeyecek. Tanıma isteğiniz evrildi. Size kendini tanıtmayan o insana ulaşmak istiyorsunuz bir şekilde. Saplantı haline geliyor dikkat edin. Kendinizi sürekli olarak eleştirmeye başlıyorsunuz. Daha fazla üzülmemek istiyorsunuz. Üzülmemenin tek yolu insanlarla hiç tanışmamak.

Üzülmemek için yapacak bir şeyiniz yok. Fakat gelecekte bu hüznün devam etmesinden korkuyorsanız ne olacak? Geleceğinizi etkileyecek aptal bir sorun olarak görmeye başladıysanız eğer, o insana karşı ihtiyatlı davranmanın vakti gelmiştir. Bunu anlıyorsunuz. Ona bel bağlamıyorsunuz, hayatın onun çevresinde ilerlemediğini düşünüyorsunuz. Ve tekrar tebrikler. İhyiyatlı davranmaya başladınız. Peki bu böyle devam edecek mi? Devam etse hüznün bitecek mi?