Ben Yazmış Gibi: Sıtma Nöbetleri


Eser Gökay'ın sesinden şiirler dinlemek isterken bu şiiri bulmuştum. Yaşadığım en güzel tesadüf olabilir. Dinlemek için... Ayrıca yine Eser Gökay'ın sesinden yine aynı kalemden Matilda adlı eser... Harika

hep kıyısında durdum hayatın
’o zaten keskinliğini bilirdi Sırat’ın’
-diye-
ömür hâneme bir çentik atın

Ürperir daldaki yaprak
tutar bedenimi soysuz bir sıtma
müphem kasırgalara kapılır göğsümdeki uçurtma

Sen ,evet sen
giderayak
durgun nehirlerimi kışkırtma
ürkütme serçeleri

Yorgun kervanlar geçer
gönlümün ölgün çöllerinden
ağır
aksak
homurdanarak
sensizlik sürgülenir kapısına kalbimin
kaburgalarımı kırarak
nicedir tenin tenimden ırak
ah ırak

Düşer dağlara yolum
koklarım bakire uçurum çiçeklerini
keser dikenleri bileklerimi
ve dilimde kekremsi bir ağıt
pepuk, pepuk, pepuk

Cesedimi taşıyan karıncalar geçer katar katar
eser inceden rüzgâr
nefesimde bilenen hiçlik
genzimi yakar da yakar

Bilmezsin
ah, bilmezsin
tabutunu sırtında taşımanın
ne demek olduğunu
yağmalarlar dilimi
uyuşturmaya çalışırlar bilincimi

Bilmezler ki
külünden yeniden doğan
anka’nın zürriyetinden geldiğimi
kesif bir buğu kaplar gözlerimi
çarpar sesim kayalıklara
döner durur içimin zindanlarında

Ah,ah şu benim bitmez yolum
dolanır ayaklarıma

N’olur ciğerpârem n’olur
beni tandır ekmeği buğusu tadındaki
sesinden mahrum bırakma
ah bırakma
törpülenir ömrüm t/uzaklarda
anla
anla
anla
Necat Uslu